Türkçe öğretim programı, öğrencilerin hayat boyu kullanabilecekleri dinleme/izleme, konuşma, okuma ve yazma becerileri üzerine inşa edilmiştir. Türkçe öğretim programı, öğrencilerin temel dil becerilerini kullanarak kendilerini geliştirmelerini, etkili iletişim kurmalarını, Türkçeyi severek okuma ve yazma alışkanlığı kazanmalarını hedeflemektedir. Özel Nadide Ortaokulu Türkçe Zümresi olarak bizim de temel hedefimiz tüm öğrencilerimize bu kazanımı en üst düzeyde kazandırmaktır. Öğrencilerimizin duygu, düşünce ve hayallerini yazılı olarak ifade edebilmesi Türkçe dersimizin temel amaçlarından biridir.

Otuz yıl sonradayım, dünyanın cıvıl cıvıl olduğu zamanın otuz yıl sonrasında. Tanıdıklarımın çoğu artık bambaşka kişiler, kimisi veteriner olacakken robot doktoru oldu, kimisi küçük esnaf olacakken büyük elektronik eşya pazarlama şirketi kurdu. Dünya bambaşka ben ise emekli oldum. 40 yaşında emekli olmak... Otuz yıl önce kırk yaşında emekli olmak mümkün değildi, o cıvıl cıvıl zamanlarda. Artık kültürel yerlerden çok, iş yerleri ve inşaat alanları geziliyor.

Bir bilim adamının gözünden gökyüzünü anlatınız :
Gökyüzü aslında sonsuz bir boşluk boşluk. Bu yüzden insan uzun bir süre bakmadan rahat edemiyor,hayal gücüyle gökyüzünün derinliklerine iniyor.Eğer bir yaşanmışlığı yoksa herkes sever gökyüzünü. Çocuklar için bir araştırma ya da bir oyun konusu olabilir.

Hikaye küplerimizden bize kalan kelimler:’   güneş,sallanan sandalye,kızgın baba,toprak kazmak,tohum ekmek’ kelimelerini de kullanarak bir hikaye yazınız.

Merhaba bugün size bir anımı anlatacağım. Babaanem bir kaç ay önce öldü ve ölmeden önce bana 'çatı katı' dedi. Siz daha çok merak etmeden anlatayım. Sabah güneşin ilk ışıklarında çatıya çıktım orada sallanan bir sandalye, kıyafetler ve kitaplar vardı.

Sabah saat 06:30’da annemin acele ettiği zaman çıkan tiz sesi ve babamın ağır giyinmesinden
çıkan hışırtılardan ve kardeşimin bir yere gideceğimiz zaman heyecanlanıp konuşmasından çıkan anlamsız ve komik seslerle uyandım. Eğer aile halkından bu sesler çıkıyorsa kesin bir yere gidecektik.
-Anne
-Hadi hadi. Çabuk hazırlan Ali, Sen de giyinebildin mi? Betül! Daha kalkamadın mı?

2040 Aralığının başı( Çay doldurma sesleri)
Bir kadın görüyoruz. Üstünde krem rengi bir kazak, altında kahverengi bir etek. Uzun kumral saçları dağınık bir topuz yapılmış. Aslında gözleri bozuk değil ama gözlük takmayı çok sevdiği için hiç çıkarmayı istememiş buğulu gözlüklerini. 32 yaşını doldurmak üzere. Çok ama çok sakar. Bakın, çayını devirdi. Neyse ki bardağı kırılmadı. Bu en sevdiği bardağı. Evi çok büyük değil ama ona yetiyor. Ev dizaynı sanki doksanlardan kalma.

Yıl 2040. Ben işe gitmeden önce içine kahve aroması verilmiş suyumu içiyorum. Hava soğuk desem yalan olur. Hava diye bir şey kalmadı ki? İnsanlar direkt damar yoluna oksijen veren depolayıcı saatler kullanıyor.Ben, beyaz şehirde yaşıyorum. Bir de siyah şehir var. Benim şehrimde tüm binalar bembeyaz. Gelip de manzarayı görmenizi isterdim,

Yarın haftalar sonra ilk defa bahçemizin dışında bir yere gideceğim. Bunun için yarını dört gözle bekliyorum. Yarın bir aksilik çıkmazsa kuzenlerimle bir mesire alanında buluşacağız. Tabii sosyal mesafeye uygun bir şekilde buluşmamız gerek. Şimdi biraz hislerimden bahsetmek istiyorum.

Bugün 12 Mayıs 2020 ve yarın 14 yaş altı olarak belli saatler arası dışarı çıkabiliyoruz. Uzun zamandır dışarı çıkmadım. Neredeyse 2 buçuk ay oldu. Yarın dışarı çıkacağım için heyecanlı değilim. Heyecandan çok merak ediyorum diğer arkadaşlarım çıkar mı acaba diye. Acaba sokakta kaç kişi göreceğim?

Ne kadarda özlemişim okulumun yolunu, okulumun bahçesini, sınıfımı, dolabımı, bahçede koşan kedileri, en çok da arkadaşlarımı ve öğretmenlerimi. Nasıl da geçmiş zaman, koskoca iki ay.

Back to top